Fen ve Doğa

Delete this widget in your dashboard. This is just an example.

Teknoloji

Delete this widget in your dashboard. This is just an example.

Eğitim

Delete this widget in your dashboard. This is just an example.
 

Öğrencilerin blog hazırlama heyecanı

Wednesday, November 12, 2008


Bu hafta Uğur etüt merkezinde, ilköğretim öğrencileri ile birlikte blog yani bir web güncesi hazırlama etkinliği yaptık. Öğrenciler ilk önce gmailden e-posta adresi almayı öğrendiler, sonra da 3 adımda kendi bloglarını oluşturdular. Etkinlikte 3. 4. 5. ve 7. sınıftan öğrenciler vardı. Onlarla birlikte çalışmak çok keyifliydi. Öğrenciler bilgisayarla çalışmayı çok seviyorlar. İnanılmaz derecede meraklılar, Özellikle 4. ve 5. sınıftaki öğrenciler. Önceden bu tür çalışmalarda kız öğrencilerle erkek öğrenciler karşılaştırılırdı. Şimdi kız öğrenciler de erkek öğrenciler kadar bilgisayar konusunda yetenekli ve ilgili. Erkek öğrenciler yazı yazma noktasında kız öğrencilerden daha az istekliler. Bloglarına resim yerleştirmeyi daha zevkli buluyorlar. Kız öğrenciler ise yazı yazmanın dışında tasarım konusunda daha becerikliler. Bloglarının renk uyumuna, yazı rengine dikkat ediyorlar.

Öğrenciler kendilerine ait bir web sayfalarının olması fikrini çok sevdiler ve bloglarında yazı yazıp yayınladıklarında kendi ürünlerini çok beğendiler. Yeni yazılar yazmak için sabırsızlandılar. Kendi başlarına hazırladıkları ve kendilerine ait bir web sayfasına sahip olmak onları çalışmaya daha istekli hale getirdi. Yazı yazmayı sevmeyen bir öğrenci ilk önce sadece resim eklemek ve altına birkaç satır yazmayla başladı, bir kaç yazıdan sonra bloguna daha fazla yazı yazmaya başladı. "öğretmenin yine resim ekliycem, bu kadar yazı yeter mi? daha yazacak mıyım?" diye soran Baran birkaç yazısını yayınladıktan sonra yazı yazmaktan hoşlanmaya ve belki de kendi yeteneğini keşfetmeye başladı. İlerde veteriner olmak isteyen Ece hayvanlarla ilgili bilgi araştırmak ve blogunda öğrendiklerini paylaşmak istiyor. Yağız okuduğu kitapları, sinemada izlediği filmleri ve duyduğu ilginç haberleri blogunda yayınlamaya başladı. Furkan'ın blog başlığı: okul hayatım. Okulda yaptığı etkinlikleri blogunda yayınlayarak arkadaşları ile paylaşıyor. Göze blogunu annesine ve arkadaşlarına göstermek için sabırsızlanıyor. Kısacası tüm öğrencilerde bir telaş, heyecan ve yeni birşeyler öğrenmenin mutluluğu var.

Fen derslerini teknoloji ile birleştirmenin özellikle ilköğretimde çok etkili bir yöntem olacağını düşünüyorum. İlköğretim öğrencileri bilgisayarla çalışırken daha iyi öğreniyorlar ve öğrenmeye daha istekli oluyorlar. Onlara fen konularını teknolojiyi de içine katarak öğretmek eminim çok faydalı olacaktır. Doktora çalışmamda bu sonucu çok iyi gördüm. Bu tür kısa süreli etkinlikler de bu sonucu destekliyor.

Modelleme yapan öğrenciler

Friday, November 7, 2008


Öğrenciler modelleme yaparken çok eğlendiler. İlk kez karşılaştıkları Stella programını hemen öğrendiler ve programın özelliklerini kendileri keşfettiler. Derste öğrendikleri konuyla ilgili kavramları ve kavramlar arasındaki ilişkileri stella programı yardımıyla modelleyerek daha iyi öğrendiler. Modelleme yaparken sanki bulmaca çözer gibi problemlere odaklandılar ve çözmek için çaba sarfettiler.   

Bazen kavramlar arasındaki ilişkileri yanlış kursalar da modellerini test ettiklerinde yaptıkları yanlışları anlayıp düzeltmek için uğraştılar. Düzeltemediklerinde de arkadaşlarından ve öğretmenlerinden yardım istediler. Hem bireysel hem de grup halinde çalışma fırsatı buldular.

Sarmal yay modeli

Sarmal yayların özellikleri ile ilgili olarak öğrenciler;

  • Yayların esneklik özelliği gösterdiğini gözlemler. 
  • Bir yayı sıkıştıran veya geren cisme, yayın eşit büyüklükte ve zıt yönde bir kuvvet uyguladığını belirtir.
  • Bir yayı geren veya sıkıştıran kuvvetin artması durumunda yayın uyguladığı kuvvetin de arttığını fark eder.
  • Bir yayın esneklik özelliğini kaybedebileceğini keşfeder.
  • Yayların özelliklerini kullanarak bir dinamometre tasarlar ve yapar.

Bu hedefler doğrultusunda sistem dinamiği yaklaşımı ile işlenen fen ve teknoloji dersinde öğrenciler Stella programı yardımıyla sarmal yay modeli kurdular.  

Öğrencilerin geliştirdiği sarmal yay modeli aşağıda gösterilmektedir. Daha sonra öğrenciler bu modele öğrendiği diğer konuları da ekleyerek modellerini geliştirmişlerdir. 

Sarmal yay modelinin matematiksel parametreleri

Sarmal yay modelinin grafiği


Tanıtım dersi ile ilgili öğrenci görüşleri

Thursday, November 6, 2008

Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar birkaç kategoride incelenmiştir:öğrenmeye yönelik tutum değişikliği, sistem dinamiğini uygulamada karşılaşılan sorunlar, sistem dinamiği yaklaşımının öğrencilere kazandırdıkları. 

Öğrenmeye yönelik tutum değişikliği: Öncelikle öğrenciler bilgisayar ortamında çalışmayı çok sevdiklerini, bilgileri yeni bir öğretim yöntemi ile öğrenmenin dikkatlerini çektiğini ifade etmişlerdir. Öğrenciler öğrenmeye yönelik tutumlarında olumlu yönde bir ilerleme olduğunu fark ettiklerini dile getirmişlerdir. Öğrenci görüşlerinden bazıları:

“bilgisayar ortamında çalışmak çok hoşuma gitti. Diğer derslerden farklı bir ders olduğu için çok dikkatimi çekti”

“daha önce bilgisayarda modelleme nasıl yapacağımı bilemiyordum yeni bir şey öğrenmek çok hoşuma gitti”

Uygulamada karşılaşılan sorunlar: Sistem dinamiğinin temel senaryolarından biri olan küvet örneğinin mantığını iyi öğrenen öğrenciler bir sistemdeki stok ve akışları belirlemede fazla zorlanmamışlardır. Öğrencilerin en çok zorlandıkları nokta ara değişkenlerin tespiti ve aralarındaki sebep sonuç ilişkisini bulmak olmuştur. Öğrenciler ilk iki modeli oluşturduktan sonra sayısal parametreleri model üzerinde doğru bir şekilde yerleştirmişlerdir, sadece üçüncü senaryonun (göknar ağacı modeli) sayısal parametreleri büyük sayılardan oluştuğu için birkaç defa tekrarlamak zorunda kalmışlardır. Modelini yanlış kuran bazı öğrenciler model üzerinde değişiklikler yapmaktan sıkılırken, bazı öğrenciler ise sürekli model üzerinde değişiklik yapmanın bulmaca çözmek gibi zevkli olduğunu belirtmişlerdir. Öğrenci görüşleri:

“en çok zorlandığım nokta stok ve akışı belirledikten sonra ara değişkenlerin neler olacağına karar vermek oldu. Ayrıca kavramlar arasındaki ilişkileri bazen ters yönlü yaptığım için çizdiğim grafik yanlış çıktı. Bu yönlerin de önemli olduğunu anladım”

“matematiksel eşitlikleri yazmakta zorlandım. İlk üç senaryoda matematiksel eşitlikleri yazmak kolaydı ama en son yaptığımız senaryoda durum biraz zorlaştı. Daha sonra modeli öğretmenimiz ile birlikte yaptıktan sonra bu kadar zor olmadığını gördüm”

“ilk başta stokları akışları stella programında çizerken çok zorlandım. Sürekli silip yeniden yapmaktan biraz sıkıldım, ama öğrendikten sonra çok zevk aldım. Doğru yapmaya başlayınca kendime güvenim arttı”


Sistem dinamiği yaklaşımının öğrencilere kazandırdıkları: Öğrenciler bilgisayar ortamında modelleme yapmayı öğrendiler. Öğrenciler stella programını önceden hiç bilmedikleri halde kısa bir zamanda öğrendiklerini ve stella ile model oluşturmanın çok zevkli ve öğretici bir etkinlik olduğunu düşündüklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca bir sistemin gelecekteki davranışının ne olacağını düşünmek ve bununla ilgili tahminlerde bulunmak öğrencilere farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Öğrenci görüşleri:

 “senaryolardaki örneklere göre mesela 10 yıl sonra kokarcaların sayısının ne kadar olacağını gerçekten merakla hesapladım. Gelecek hakkında tahminler yapmak çok eğlenceli”

 “şehir nüfusunun sürekli yeni göçler aldığında bu kadar büyüyeceğini tahmin edemezdim, çok şaşırtıcı...”



Küvet senaryosu modelinin açıklaması

Küvet senaryosu stok ve akışları belirlemede temel senaryodur. Sistem dinamiği en güzel küvet örneği ile anlatılır. Küvet örneği pek çok çalışmada kullanılmıştır. Öğrencilerin sistem dinamiği yaklaşımı ile tanıştığı ilk senaryo olduğu için öğrenciler model oluşturmada biraz sıkıntı yaşamışlardır. Öğrencilerin model oluştururken yaptıkları yanlışlar öğrencilerle birlikte tartışılarak düzeltmeler yapılmış ve sonra diğer senaryolar üzerinde çalışılmıştır. Öğrenciler modeli doğru bir şekilde oluşturduktan sonra, modeldeki sayısal parametreleri değiştirerek farklı grafikler çizmişlerdir. Bu aşamada artık grafiğin nasıl çıkacağını grafiği çizmeden önce tahmin etmeleri istendiğinde öğrencilerin büyük çoğunluğunun grafiği doğru tahmin ettiği tespit edilmiştir.

Tanıtım dersi- 1. senaryo: Küvet örneği

SORU: İçerisinde 100 ml su bulunan bir küvet düşünelim. Musluğu açtığınızda küvete dakikada 100 ml su giriyor, fakat küvetin altındaki delikten dakikada 25 ml su dışarıya boşalıyor. Küvetteki su miktarı değişir mi? 


Bu senaryoda küvete musluktan gelen su miktarı boşalan su miktarından fazla olduğu için küvetteki su miktarında doğrusal olarak bir artış görülmektedir. 

Sistem Dinamiği Tanıtım Dersi

Monday, October 8, 2007

Öğrenciler "sistem dinamiği" kavramını ilk duyduklarında her birinin zihninde farklı olgular canlandı. Konu hakkında bilgi verildikçe düşünceleri olumlu yönde değişti. Tanıtım dersinde şu başlıklara yer verildi:
  1. Hedefimiz
  2. Dersin tanıtımı
  3. Öğrenciden beklentiler
  4. Bugün yapacaklarımız
  5. Sistem ve dinamik terimlerinin tanıtımı
  6. Durağan ve dinamik sistemler ve örnekleri
  7. Sistem dinamiğinin tarihsel gelişimi
  8. Neden sistem dinamiği?
  9. Sistem dinamiğinin odağındaki 4 temel fikir
  10. STELLA programı
  11. Stok ve akış kavramları/ Stok&akış alıştırmaları
  12. Stok ve akış kavramları ile ilgili 3 senaryo
  13. Senaryo 1: Küvet örneği
  14. Senaryo 2: Kokarca örneği
  15. Senaryo 3: Göknar ağacı
  16. Geribesleme kavramı ve örnekleri
  17. Pekiştirici ve dengeleyici geri besleme senaryoları
  18. Senaryo 4: Nüfus artışı
  19. Senaryo 5: Rezervuarın çalışma prensibi
Tanıtım dersi yaklaşık 4 saat sürdü. Öğrenciler bilgisayarda çalışmaktan çok mutlu oldular ayrıca yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanını yaşadılar. Öğrenciler ilk başta zihinlerinde sistem dinamiği kavramını oluşturmaya başladılar sonra sistem dinamiğinin temel kavramlarını senaryolar üzerinde öğrendiler. Özellikle küvet senaryosu üzerinde çok fazla duruldu, öğrenci bir senaryoda stok ve akışı karıştırırsa hemen küvet örneği tekrar edildi ve öğrencilerin zihninde küvet örneği kalıcı oldu. Bir öğrenci unuttuğunda diğer arkadaşları ona hatırlattı.

Öğrencilerin işbirlikli bir şekilde çalışması çok dikkat çekiciydi. Bir öğrenci sorun yaşadığında hemen yanındaki arkadaşına soruyordu, arkadaşı da eğer sorunun cevabını biliyorsa arkadaşına yardım etmekten zevk alıyordu eğer her ikisi de bilmiyorsa diğer arkadaşlarından yardım alıyorlardı. Çok güzel bir dayanışma örneği sergilediler.

İlk senaryoyu öğrendikten sonra diğer senaryolarda fazla zorluk yaşamadılar. Geribesleme örneklerinin yer aldığı senaryolarda model oluşturmada zorlandılar. En çok da modelin matematiksel eşitliklerini yazma noktasında yardım istediler. Modelin grafiğini çizdikten sonra bazı öğrenciler grafikleri yorumlamada sıkıntı yaşasalar da kolaylıkla öğrendiler.

Tanıtım dersinin sonunda öğrencilerle görüşmeler yaptığımda çok olumlu cevaplar aldım. Çok sevdiklerini ve bir sonraki dersi ne zaman yapacağımızı sordular. Meraklı öğrenciler STELLA'nın pek çok özelliğini kendileri keşfettiler hatta benim bilmediğim özellikleri kullandıklarını görünce şaşkına döndüm.

Sistem Dinamiği Ön Uygulama Çalışmaları

Geçen dönem deneysel çalışma esnasında karşılaşılabilecek sorunları tespit etmek ve bunları önlemeye yönelik pratikler geliştirmek amacıyla bir ön uygulama yaptım. Gerçek deneysel çalışmamı da kasım ayında yapacağım. Ön uygulamada karşılaştığım genel sorunları sizinle paylaşmak istiyorum.

1. Uygulama yapacak araştırmacı öncelikle uygulama yapacağı hedef kitleyi, onların gelişim özelliklerini iyi tanımalı. İlköğretim öğrencileri çok hareketli ve sınıf hakimiyetini sağlamak biraz zor, onların dikkatini çekecek şekilde konuya giriş yapmak ve öğrencilere isimleri ile hitap etmenin etkili olduğunu gözlemledim.
2. Deneysel çalışma öncesinde uyguladığım ön testlerin hepsini bir derste yaptım. Öğrenciler çok sıkıldılar ve soruların bazılarını okumadan cevap verdiklerini gözlemledim. Her bir testi farklı zamanda yapmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.
3. Uygulama yapacak arkadaşlar lütfen uygulamanızı yapmak için yıl sonunu tercih etmeyin, okulun son günlerinde öğrencilerin çoğu okula gelmiyorlar.
4. Uygulama yapmadan önce il milli eğitim müdürlüklerinden izin almak gerekiyor, benim izin alma sürem 3 ay kadar sürdü, o yüzden izinlerinizi uygulamadan en az bir dönem önce almanızı ve dilekçenizde uygulama sürenizi daha uzun bir tarih yazmanızı tavsiye ederim. Ayrıca sadece bir okulda uygulama yapacaksanız birden çok okulda yapmak için izin alın, herhangi bir sorun olursa alternatifleri değerlendirebilirsiniz.
5. Uygulama yapmadan önce mutlaka ders öğretmeni ile ondan önce okul idaresiyle tanışmanızı öneririm. Onlara çok ayrıntıya girmeden ne yapmak istediğinizi anlatın, uzun uzun anlatırsanız ayrıntılardan sıkılabilirler veya zihinlerinde farklı şeyler canlandırabilirler. Mümkün olduğu kadar kısa ve öz anlatımlar kullanın. Aynı şekilde öğrencilerle tanışırken de öncelikle vurgulamanız gereken konulardan bahsedin, ne yapacağınızı açık ve net bir şekilde belirtin. Öğrencilerin sıkılma süresi bizlerden çok daha kısa.
6. Sistem dinamiği yaklaşımını uygulamak için bir bilgisayar laboratuarına ihtiyacınız var. İlköğretim okullarında bilgi ve teknoloji sınıfları oluşturulmuş fakat bilgisayarların çoğu çalışmıyor. Uygulamadan önce mutlaka bilgisayar laboratuarlarını kontrol edin, idarecilerden yardım isteyin, bunu uygulamadan birkaç hafta önce yapın, uzun sürebilir. Bazen bilgisayarları kendi çabanızla düzenlemeniz gerekebilir, hazırlıklı olun.
7. Sistem dinamiği uygulamaları için sadece bilgisayarların çalışması yeterli değildir. Aynı zamanda STELLA programını da bilgisayarlara yüklemeniz gerekir. Her bir bilgisayara yükledikten sonra tek tek çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
8. Uygulama öncesinde öğrencilerin STELLA programı ile tanışması iyi olur, çok zor bir program olmadığı için öğrenciler çok kısa bir sürede öğreniyorlar, merak etmeyin.

Ön uygulama dersleri ön testlerin uygulamasıyla başladıktan sonra tanıtım dersi, sarmal yayları tanıma, sarmal yaylarda iş&enerji, enerji korunumu dersleri, son testler ve görüşmelerle sona erdi.

Tutum ölçeği geliştirme

Saturday, September 22, 2007

Tutum bir bireye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan bir eğilimdir (Smith, 1968).

Tutum gözlenebilen bir davranış değil, davranışa hazırlayıcı bir eylemdir. Öyleyse bireyler ilk önce, o tutum objesi hakkında bazı bilgiler edinirler. Sonra onu duygusal bir tepki olarak ifade eder. En sonunda da onu davranışa dönüştürür. Sahip olduğu bilgileri, davranışa dönüştürme aşaması boyunca çevreden gelen tepkilere de cevaplar verir (Kağıtçıbaşı, 1988).

Aslında bir bireyin bir konu hakkındaki tutumunu öğrenmek çok zordur, özellikle bunu tutum ölçekleri ile yapmak. Tutum ölçeği geliştirmek çok uğraş gerektiren bir iştir. Daha önce yüksek lisans tezimde fizik laboratuarına yönelik bir tutum ölçeği geliştirmiştim. Ölçeği geliştirme aşaması yaklaşık 6 ay sürmüştü. Ölçeğin istatistiksel analizlerini yaptığımda sonuçlar oldukça iyiydi. Ölçeğin Cronbach- Alfa iç tutarlık katsayısı α = 0, 8930, Cronbach- Alfa iç tutarlık katsayısı α = 0, 8930; KMO (Kaiser- Meyer- Olkin) değeri 0.854, Barlet Testi değeri 3386,707 olarak bulundu. Faktör analizi sonucunda ölçeğin tek faktörlü olduğu sonucuna varıldı. Sonuçlara bakıldığında oldukça güvenilir ve geçerli bir ölçek geliştirildi. Ölçek hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.

Fizik laboratuarı tutum ölçeği

Tutum ölçekleri ile ilgili bazı yeni düşüncelerimi denemek istedim ve doktora tezimde yeni bir tutum ölçeği geliştirmeyi planladım. Bu ölçeğin mevcut tutum ölçeklerine göre bazı faklılıkları vardı. Bu farklılıklar:

  • Tutum maddelerinde genel ifadelerin yanı sıra özel örnekler ve örnek olaylar ile öğrencilerin hareket ve kuvvet konusuna yönelik tutumları ölçülmek istendi.

AMAÇ: Geliştirilen tutum ölçekleri incelendiğinde, genellikle genel yargılardan bahsedilmektedir. Mesela;"Fizik konularını severim" ifadesi çok geneldir. Fizikle ilgili pek çok konu vardır, tutum maddesinde bunlardan hangileri bahsedilmektedir. Öğrenci fizikle ilgili her konuyu sevmeyebilir veya seviyorum deyip aslında sevmeyebilir. Bu tutum maddesi ile öğrencinin gerçekteki duygularını anlamak zordur. Bunun yerine daha özelleşmiş bir tutum maddesi hazırlanabilir. Mesela; "Hareketimi sınırlayan nedenleri merak ederim (Mesela; bir cismi nasıl daha kolay kaldırabilirim? Nasıl daha hızlı koşabilirim?)." burada genel bir ifade bir örnekle açıklanmıştır. Burada da aslında yarı genel bir tutum maddesi örneği verildi. "Muzaffer bey, evinin çatısını yeniletmek istiyor. Bunun için eski kiremitlerin aşağı, yenilerinin ise yukarı çıkarılması gerekmektedir. Bunun için kaldıraç, palanga ve eğik düzlem gibi araçlar kullanarak bir düzenek kurmasına yardım etmek hoşuma gider." gibi bir tutum maddesinde örnek bir durum verilerek, öğrencinin bu durum karşısında nasıl davranacağı öğrenilmek istenmektedir. Bu tutum maddesi ile öğrencinin vereceği cevaplar daha gerçekçi olacaktır. Bu tutum maddesine öğrenci olumlu cevap verirse, öğrenci fizikle ilgili öğrendiği konuları günlük hayatta uygulamaya meyillidir, olumsuz bir cevap verirse öğrenci ya bu olayda fizik kurallarını uygulayabileceğini bilemiyordur, ya da bu konu ile ilgili fikir yürütmek istemiyordur ya da bunun başka sebepleri vardır. Aslında tutum, gözlenebilen bir davranış değil, davranışa hazırlayıcı bir eğilimdir. Yani tutum gözle görülmez, fakat gözle görülebilen bazı davranışlara yol açtığından bu davranışların gözlenmesi bu tutumun var olduğu öne sürülebilir. Bu sebeple bu çalışmanın amacı, öğrencilerin hareket ve kuvvet konusuna yönelik tutumlarını öğrenmek ve bu tutumları davranışa dönüştürüp dönüştüremediklerini tespit etmek.

SONUÇ: Hareket ve kuvvet tutum ölçeği ilköğretim 6.7. ve 8. sınıfta öğrenim gören 250 öğrenciye uygulandı. Ölçme hatalarını en aza indirmek için öğrencilerin cevaplarını optik cevap kağıtlarına işaretlemeleri istendi ve optik okuyucudan elde edilen veriler değerlendirildi. Tutum maddeleri örnekler verilerek oluşturulduğunda beklenilmeyen sonuçlar elde edildi. Öğrencilerin verdikleri cevapların istatistiksel analizleri, geçerlik- güvenirlik çalışmaları yapıldığında bazı tutum maddelerinin tek bir tutumu değil birden fazla tutumu ölçtüğü tespit edildi. Faktör analizi yapıldığında faktör yüklerine göre bir sınıflandırma yapmak istendiğinde bazı tutum maddeleri ile bu faktör yükleri arasında bir ilişki olmadığı gözlendi. “Araba ile yolculuk yaparken arabanın ne kadar sürede ne kadar yol aldığını zihnimde hesaplamak hoşuma gider” tutum maddesini inceleyelim. Burada öğrencilerin günlük hayatta alınan yolu hesaplaması ile bu konuya yönelik olumlu bir tutum içinde olmaları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Ama tutum maddesi dikkatlice incelendiğinde; öğrencilerin arabalara merakı, arabayla yolculuk yapmaktan hoşlanmak, zihinden hesap yapabilme becerisi gibi birden fazla tutum aynı anda ölçüldüğünden öğrencinin hangi ölçüte göre cevap verdiğini kestirmek zordur.

  • Geliştirilen tutum ölçeklerinde, [Geban ve arkadaşları (1994) fene yönlik tutum ölçeği, Selvi (1996) fene yönelik tutum ölçeği, Kocabaş, (1997), Temel Eğitim II. Kademe Öğrencileri İçin Müziğe İlişkin Tutum Ölçeği, Duatepe ve Çilesiz (1999) matematik tutum ölçeği, Budak (2001) kimya laboratuarına karşı tutum ölçeği, Ekici (2002), Biyoloji Öğretmenlerinin Laboratuvarı Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Şimşek (2002), Kimya Eğitimine Yönelik Bir Tutum Ölçeği, Nuhoğlu (2004) fizik laboratuarı tutum ölçeği, Bilgin, Özarslan ve Bahar (2006) fen bilgisi dersine karşı tutum ölçeği] genellikle bir derse yönelik tutumlar ölçülmek istenmiştir. Tutum maddelerinde genel ifadelerin yanısıra özel örnekler ve örnek olaylar ile öğrencilerin hareket ve kuvvet konusuna yönelik tutumları öğrenilmek istendi.

AMAÇ: Araştırmacıların büyük bir çoğunluğu ilköğretim öğrencilerinin veya öğretmen adaylarının o derse karşı tutumlarını değerlendirmiş ya da tutumların öğrenci başarısı ile ilişkisini incelemişlerdir. Hareket ve kuvvet tutum ölçeğinde ise öğrencilerin ilköğretim fen ve teknoloji dersi kapsamında olan hareket ve kuvvet konusundaki tutumlarını inceleyerek daha özelleşmiş bir konuya odaklanılmaktadır.

SONUÇ: Hareket ve kuvvet tutum ölçeğinde fen ve teknoloji kapsamında yer alan kavramlar ve örnekler yer almaktadır, diğer ölçeklere göre daha özelleşmiş bir ölçektir. Ama ölçek özelleştikçe ve örnek olaylarla anlatıldıkça asıl ölçülmek istenen tutum yerine onun da içinde olduğu alt tutumlar işin içine girmektedir bu yüzden tutum ölçeği birden fazla faktör içermektedir. Tutum ölçeklerinden beklenen tek bir tutumu ölçebilme yeteneğidir, o yüzden bu ölçek bu haliyle birden fazla tutumu ölçtüğü için tekrar gözden geçirilmelidir.

Burada yazılan bilgiler benim gözlem sonuçlarımdır. Şimdi ölçeği yeniden gözden geçirip düzenlemeler yaparak istatiksel analizlerini yapacağım. Sonuçları yine sizlerle paylaşmak ümidiyle...


Sistem dinamiği terimi ile ilk tanışma

Friday, June 8, 2007

Sistem dinamiği yaklaşımının fen ve teknoloji öğretiminde kullanılmasına yönelik bir doktora tezi hazırlıyorum. Neden bu konuyu seçtim?

- Yüksek lisansa başladığımız ilk gün bir hocamız bize ilerde kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz, ilerideki hedefleriniz nedir diye bir soru sormuştu. O zaman benim cevabım, farklı öğretim yöntemleri üzerinde çalışmak ve kendime özgü yeni bir öğretim yöntemi oluşturmak olmuştu. Biraz idealist bir yaklaşımdı. Yüksek lisans tezimde öğrenme döngüsünün fizik laboratuarlarında öğretmen adaylarının tutumlarına ve akademik başarılarına etkisi olup olmadığını araştıran deneysel bir çalışma yaptım. Sonuçlar olumlu çıktı, başarılı bir çalışmaydı. Öğretim yöntemlerinin öğrenme ve öğretme ortamlarında çok önemli olduğunu fark ettim ve şimdi doktora tezimde de yeni bir öğretim yöntemi olan sistem dinamiği üzerinde çalışmaya karar verdim.

- Sistem dinamiği terimini ilk duyduğumda zihnimde açıkçası çok fazla birşey canlanmamıştı. Sistemlerin zamanla değişmesi ile ilgili olduğunu düşünmüştüm. Peki sistemler zamanla nasıl değişecekti ve ben bununla ilgili nasıl bir çalışma yapacaktım, sürekli bunu düşünüyordum. Eşim Mert endüstri mühendisliğinde bu dersi almıştı ve çok yararlı bir uygulama olduğunu söylüyordu sürekli. İlk başlarda bana kısaca sistem dinamiğini anlatmaya çalışıyordu ama ilk defa duyduğum ve çok yabancısı olduğum bir konu olduğu için zihnimde tam olarak canlandıramıyordum. İnternetten araştırmalar yaptım. Tarihsel gelişimini, eğitim alanındaki uygulamalarını okudukça bazı şeyler zamanla daha da netleşiyordu. Sonra STELLA (sistem dinamiği yazılım programı) programı ile tanıştım. Kullanımı oldukça basit bir programdı. Sistem dinamiğinin gerçekten öğrenciler için çok faydalı olacağını düşünerek ilköğretim öğrencileri ile deneysel bir çalışma yapmaya karar verdim. Durumu tez danışmanım ile görüştüm, bir kaç hafta süren görüşmelerimizden sonra danışman hocam da onay verdi.

- 2005 temmuz ayında ilk makaleleri okumaya başladım, yaklaşık 2 yıldır bu konu üzerinde çalışıyorum.

Lorem

Please note: Delete this widget in your dashboard. This is just a widget example.

Ipsum

Please note: Delete this widget in your dashboard. This is just a widget example.

Dolor

Please note: Delete this widget in your dashboard. This is just a widget example.